Kitapları çıktığı anda Çok Satanlar listesine giren Dan Brown, 5.kitabı ile yine sürükleyici bir maceraya davet ediyor bizi.
Yüzyıllar boyunca saklanmış sırlar açığa çıkarılıyor. Bu sırlar ABD’nin tanınmış simalarını aÅŸağı çekecek, pek çok nüfuzlu kiÅŸinin ortadan kaybolmak istemesine neden olacak sırlardır. Ayrıca bilimsel araÅŸtırmalarla birlikte insanın gerçek potansiyelini açığa çıkaracak ve kötü niyetli kiÅŸilerin eline geçtiÄŸinde yıkıcı sonuçları olacaktır.
Kitabı daha fazla anlatıp zevkini kaçırmadan, kısaca karakterleri tanıtayım:
Robert Langdon: Harvard Simgebilim Profesörü. Da Vinci Åžifresi’nde çok önemli sırları açığa çıkardı. İnançsız. Vatikan ile arası bozuk. Simgebilimi, ÅŸifreler, tarikatlar, tarihte saklı kalmış gerçekler konusunda uzman. Sırları açığa çıkarmak için ondan daha iyisi bulunamazdı.
Mal’akh (Zachary Solomon): Kötü adam. Zengin bir aileden geliyor. Uzun süre zevk-sefa içinde yaÅŸadıktan sonra bir dönüşüm geçiriyor. Karanlık örgütlere, gizli bilgilere merak duymaya baÅŸlıyor. Kayıp bilgeliÄŸin peÅŸine düşüyor. Bu yolda pek çok kiÅŸiyi öldürüyor. Kendi babası da dahil pek çoÄŸuna da iÅŸkence ediyor. Kısmen baÅŸarılı olsada sonunda hakettiÄŸini buluyor.
Katherine Solomon: SMSC isimli bilim-tarih müzesi ve araÅŸtırma merkezinin en önemli bilim kadını. Aynı zamanda sahibinin (Peter Solomon) kız kardeÅŸi. Mal’akh yeÄŸeni olur. İnsanın potansiyeli konusunda önemli deneyler yapıyor. Psikolojik pek çok buluÅŸa imza atıyor. Dokunmayla hastaları iyileÅŸtirme, düşünce gücüyle nesneleri hareket ettirme… Robert Langdon ile birlikte sırları peÅŸinde.
DiÄŸerleri gibi Kayıp Sembol’de sürükleyici bir kitap. Özellikle de Dan Brown hayranlarının zaman geçirmeden okuması tavsiyemdir.

Türkiye’deki eÄŸitim sisteminde ve daha da kötüsü Türk milletinin zihninde gerçekleÅŸtirilen ölümcül deÄŸiÅŸiklikleri konu edinen bir kitap Bye Bye Türkçe.
1953′de YeniÅŸehir Lisesi Ankara Koleji’ne dönüştürülerek bu okuldaki eÄŸitim dili tamamen İngilizce yapılmıştır. Yurtdışından gelen yabancı hocalar İngilizce ile birlikte Amerikan-İngiliz kültürünü de genç beyinlere aşılamaya baÅŸlamıştır. Bu tarihten itibaren tüm Türkiye’de hızla eÄŸitim dili İngilizce olan kolejler açılmaya baÅŸlanmıştır. Ardından İngilizce eÄŸitim yapan ODTÜ, BoÄŸaziçi Evrenkentleri (Üniversiteleri), Anadolu Liseleri, Anadolu İmam Hatip Liseleri derken yabancı dilde eÄŸitim Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar ulaÅŸmıştır.
Evrensel dilin İngilizce olduÄŸu ve İngilizce’nin baÅŸka türlü öğrenilemeyeceÄŸi yalanlarıyla Türk milletinin kafası karıştırılmaya çalışılmış ve İngilizce eÄŸitim yapan okullar popüler hale getirilirken diÄŸer okullar 2.sınıf muamelesi görmeye baÅŸlamıştır.
Kitapta Oktay SinanoÄŸlu yabancı dille eÄŸitim sisteminin Dünya üzerinde hiçbir ülkede olmadığına (birkaç sömürge ülkesi hariç) vurgu yapıyor. EÄŸitim sistemindeki bu sinsi deÄŸiÅŸiklikler dışarıdan yönetilmektedir ve tüm bu faaliyetlerin gerçekleÅŸtirilmesi için içeride kilit mevkilerdeki kiÅŸiler kullanılmaktadır. Türkçe’nin unutturulması, İngilizce’nin ve İngiliz kültürünün beyinlere yerleÅŸtirilmesi, bu suretle de düşünemeyen, üretemeyen, kendini ezik batıyı yüce gören kuÅŸaklar yetiÅŸtirilmeye çalışılmaktadır.
(yazının devamı…)
Yaptığımız sunumları daha etkili hale getirmemizde bize büyük faydaları dokunabilecek bir kitap. Kitapta iÅŸ dünyasının tanınmış yöneticileriyle yapılan röportajlara geniÅŸ yer verilmiÅŸ. Bu yöneticilere örnek olarak Jack Welch, Steve Jobs, Arnold Schwarzenegger, Michael Dell’i sayabiliriz.
Kitapta anlatılan yöntemler ve hikayeler oldukça ilgi çekici. Konular 10 ana başlık altında inceleniyor. Bu başlıkları kısa açıklamalarıyla birlikte buraya aktarmaya çalışacağım.